BOP’un yakın zamanda Büyük Osmanlı Projesi haline geleceğine dikkat çeken Adnan Oktar (Harun Yahya), Evrim teorisinin artık tamamen çürüdüğünü ve Ergenekon’un da Darwinist bir yapılanma olduğunu ileri sürdü.
Türkiye’nin en önemli gündem maddesi olan Ergenekon başta olmak üzere, masonluk, Darwinistler ve Ortadoğu’da yakın zamanda yaşanan ve yaşanması muhtemel gelişmelerle ilgili TIMETURK'e çarpıcı açıklamalarda bulunan Adnan Oktar, Agarta Ergenekon ilişkisine de değindi.
Adnan Oktar'la yaptığımız söyleşiyi sizlere sunuyoruz…
- Adnan Oktar, basında ve çeşitli yerlerde hep aynı ifadelerle tarif ediliyor. Bu kalıpların dışına çıktığımızda Adnan Oktar kendisini nasıl tarif eder?
- Ben olayları samimi değerlendirdiğimde rahat ederim. Her zaman benim mutluluk kaynağım samimiyetimdir. İbadetlerimiz olsun, insanlarla bağlantılarımız olsun bunlarla rahat ediyorum. Vicdanlı bir insanım, merhametliyim. Olayları makul değerlendiririm. En heyecanlı olaylarda dahi itidalli ve makul davranmayı bilirim. Makullükten ve itedallikten hiçbir şekilde ayrılmam. Güzel olan her şeyden hoşlanırım. İnsan güzelliği, manzara güzelliği. Her türlü güzellik. her şeyin en güzeli, en iyisi olsun isterim. Temizliğe aşırı derecede önem veririm. Düzen çok hoşuma gider, düzensizlik de beni çok yoruyor.
- Adnan Oktar yıllardır özellikle Darwinizim ve masonlukla ilgileniyor. Bu konularda sayısız kitaplarınız var? Neden özellikle Darwinizim ve masonluk?
- Darwinizm dünyadaki bütün rahatsızlıkların, bütün hastalıkların kökenidir. Türkiye’de olan bütün sıkıntıların, mesela Ergenekon örgütü darwinist bir örgüttür. En açık örneği budur. Komünist derin devlettir. İttihat Terakki’den beri devam eder bu yapılanma. Ergenekon örgütü Darwinist bir örgüttür. Komünist derin devlet diye tabir ettiğimiz, İttihat Terakki’den beri devam eden bu yapılanma Darwinisttir.
- O zaman Darwin de Ergenekoncu muydu? Ergenekon’un 600 yıllık bir yapılanma olduğu söylendiğine göre…
- Hitler de Darwvinciydi. Stalin de Darwinciydi. Marks da Darwinistti. Bunla ilgili kendi açık demeçleri var. Ergenekon yeni konmuş bir isim.
"DÜNYADAKİ TÜM SIKINTILARIN TEMELİNDE DARWİNİST YAPILANMA VAR"
- Önemli olan oradaki yapılanma diyorsunuz…
- Evet o mantık önemli. Şeytani yapılanma. Mesela onlar Agarta’dan da bahsediyor. Doğru söylüyorlar. Gerçekten de onların bir Agarta mantığı var. Agarta Şeytan’ın ülkesidir. Yani insanların halüsinasyonla elde ettikleri, hipnoz halindeyken elde ettikleri, şeytanla transta elde ettikleri şeytanın ülkesidir. Yani karanlık tünelleri olan, karanlık tünellerden geçilen garip bir dünyadır. Masonların da bağlantıda olduğu bir sistemdir bu. Ama kökenine baktığımızda olayların, hep materyalist, ateist ve Darwinist bir sistem görüyoruz. Türkiye’de şu anda bütün sıkıntılara baktığımızda, bir kısım aydınların katılığında, acımasızlığında ve gaddarlığında Darwinizmin etkisini görüyoruz. Mesela Stalin’in kitle katliamları, Hitler’in kitle katliamları yine Darwinizme dayandırılarak yapılmıştır. Onun için Darwinizm ve Darwinizme babalık yapan, kucak açan, onu büyütüp geliştiren masonluk da tabi ki çok hayatidir.
- Masonluğun temelinde ne var peki?
- Masonluk ilhamını direk şeytandan alan bir sistemdir. Doğrudan şeytanla bağlantılı bir sistemdir. Dolayısıyla Darwinizmi dünyaya sunan bir sistemdir. Bu yönüyle beni ilgilendiriyor. Bu yüzden fikri bir mücadele içindeyim. Yoksa benim şahıslara insanlara bir öfkem olmaz. Çünkü ben o fikrin yanlışlığı üstünde duruyorum. Ben insanlara şefkat duyarım. Acırım, cezalandırılsın, ezilsin, azap görsün istemem. Ama yanlış fikri de sonuna kadar düzeltmeye ve ikna etmeye çalışırım.
“EVRİM TEORİSİ KENDİNİ YENİLEYEMEZ”
- Evrim teorisi geçen süreç içinde etkisini kaybetti. Peki evrim teorisi bu süreç içinde kendini yenileyebildi mi? Yeni tezler ortaya koyabildi mi?
- Darwinizmin kendisini yenileyebilmesi için yeraltı katmanlarından 150 yıldan beri çıkan 100 milyon fosile karşı en az 200-300 milyon fosil de onların çıkartması lazım.
- Avrupa ve Amerika’da son yıllarda hem evrim teorisini kabul eden, hem de Allah’ın varlığını da kabul eden bir kesim çıktı ortaya. Bu kesimin dayanağı sizce ne?
- Bu bükemediği bileği öpen, aczinden, çaresizliğinden, ‘hiç olmazsa böyle yapayım’ diyen mantıktır. Zaten Darwinizm olmuş olsa biz de bunu savunurduk. Böyle bir şey olsa ‘Allah evrimle canlıları yarattı’ derdik. Ama böyle bir olay yok. 100 milyon fosil çıkmıştır bugüne kadar ve bunların tamamı yaratılışı ispat etmektedir. Tek bir tane dahi evrim teorisini ispatlayacak fosile rastlanmamıştır. Olmayan bir şeyi nasıl savunacağız. 100 milyon delil konuyu tamamen kapatan bir şeydir.
"EVRİM TEORİSİ BİTTİ"
- Evrim teorisinde son noktaya gelindi mi? Bu olay tamamen kapandı diyebilirmiyiz?
- Tabiki. Çünkü şu anda yaradılışa inananların sayısı Avrupa’da yüzde 80’e çıktı. Bizim faaliyetlerimizden, yaradılış atlasının Avrupa’ya ulaşmasından sonra akıl almaz bir yüksekliğe ulaştı. İnternet bağlantısıyla da insanlar birbirini aydınlattı. Konuya uyandılar. Bundan sonra geri dönüş imkansız hale geldi. Zaten basında da kandıracak hiçbir haber çıkmıyor artık.
- O zaman sizde artık evrim teorisiyle ilgili kitap yazmayacaksınız herhalde…
- Bu yönde başlarını yine kaldırırlarsa, bir şey söylerlerse hemen cevaplarını alırlar. Bunu biliyorlar, bunu bildikleri için de, bakın basını takip edin aylardır tek kelime yok. Çünkü anında karşılığını alıyorlar.
"ERGENEKON MASONİK BİR YAPILANMADIR"
- Önceden Ergenekon konusuna pek değinmiyordunuz. Mesela Ergenekon meselesi 1 yılı aşkın süredir gündemde. Siz de son günlerde bu konuya yoğunlaştınız. Ergenekon konusunda bir de kitabınız çıkacak. Neden son zamanlarda Darwinizm ve masonluğu bir kenara bırakarak, Ergenekon’a yönelme ihtiyacı hissettiniz?
- Tek bir tehlike vardır Müslüman için. O da şeytan ve şeytanın kurduğu sistemler. Şeytanın kurduğu sistemler sadece Ergenekon değil. Marksist ve Leninist bir yapılanma içinde olan bu Ergenekon örgütü, terör örgütlerini de içinde barındıran bir sistem. Mesela PKK, mesela diğer terör örgütleri. Onlar da aynı örgütle birlikte hareket ediyorlar. Fakat bunların hepsinin üstünde masonluk vardır, bunların patronu masonluktur. Türk masonluğu da değil üstelik. İngiliz ve İsrail masonluğu asıl olayı yönetir.
- Bu konuda yeni kitaplarınızda çıkıyor galiba.
- Evet, Masonluğun Kılıcı Ergenekon ve Agarta Derin Devleti isimleri.
- Agarta nasıl bir yapılanma?
- Agarta, mason mabetlerinde bir masonun hipnozu sonucu onu derin transa geçiriyor. Derin trans içindeyken şeytan onu güya kendi ülkesine götürdüğünü söylüyor. Ve o halusinasyonlar görüyor. Tünellerden geçtiğini, ışıklı araçlara bindiğini görüyor. 3. boyut gibi bir şey. Bunlara orada Agarta’nın talimatlarını belirtiyorlar. Mesela Agarta’nın lideri şeytanı bir taht üstünde resmediyorlar. O ne derse onu yapıyorlar. Onun dediğini yapmazlarsa şeytanın kendilerini mahvedeceğine inanıyorlar. Kan dökülmesini isterse şeytan, gidip kan döküyorlar. Gidin şurayı bombalayın diyor, bombalıyorlar. Gerçek liderleri şeytan olduğu için bu kadar şuursuz hareketler yapıyorlar.
"ERGENEKON’UN 1 NUMARASI ŞEYTANDIR"
- Ergenekon’un 1 numarası tartışma konusu olmuştu? Sizce 1 numara kim?
- 1 numaralı abi Şeytan.
- Peki Türkiye’deki o şeytan kim?
- Şeytan’ın etkisinde olan kişiler. Anladığım kadarıyla devlet bunu biliyor zaten. Yakın zamanda ortaya çıkarırlar.
"ADNAN MENDERES’İ ERGENEKONCULAR ASTI!"
- Yakın tarihte yaşanan bir çok olayın arkasından Ergenekon çıktı. Size göre yakın tarihte yaşanan Ergenekon bağlantılı başka olay var mı?
- Mesela Adnan Menderes’in asılmasını da Ergenekon örgütü organize etmiştir. Bu olaylar çorap söküğü gibi çözülecektir. Cumhuriyet tarihindeki bütün melanetlerin kaynağı bu örgütlenmedir. Ama daha yeni ismi Ergenekon oldu. Önceden başka isimleri vardı. Sürekli isim değiştiriyor.
"ERGENEKONCULAR BANA KOMPLO KURDU"
- Ergenekon’un kökü tamamen kurutulabilir mi? Bünye tamamen kurutulabilir mi? Yoksa bir süre sinip tekrar ortaya çıkabilir mi?
- Basın çok üstüne giderse, Türk milleti uyanık davranırsa, Şeytanın sistemine karşı kararlı bir tavır gösterirse ve Hükümetten, adaletten yana bir tavır koyarsa bir daha dirilmesi gibi bir konu olmaz. Mesela ben gözaltındayken, yiyeceğimin içine kokain karıştıracak bir güç vardı devletin içerisinde. İşte bu Ergenekon yapılanmasıdır. Yani ne cesaret. Ben 72 saat gözaltındayım. Devletin memuru kendi eliyle getirip kokaini yemeğime karıştırıyor ve beni yemeği yemeye teşvik ediyor. Ve sonunda benim kanımda kokain çıkarttılar. Fakat ellerine yüzlerine bulaştırdılar. 24 saatte kandan atılan bir madde bu. Sonuçta mahkemede de anlaşıldı bu. Adli tıpta anlaşıldı. Çok şükür bu komplodan kurtuldum. Komünist derin devletin gözü dönmüşlüğünü açıklamak için bu örneği veriyorum.
"ERGENEKON’UN HEDEFİ TÜRKİYE’Yİ 2’YE BÖLMEK"
- Ergenekon’un Türkiye’deki asıl hedefi sizce nedir? Ne yapmak istiyorlar?
- Türkiye’yi tam ortadan ikiye bölmek istiyorlar. Çünkü PKK ile anlaştı bu örgüt. Birlikte hareket ediyorlar. PKK zaten bunların yan örgütü. Ve kolayca neticeye ulaşacaklarını düşünüyorlardı. Hatta bunu destekleyen bazı gazeteciler de var. Hatta gazeteler var.
"PKK ERGENEKON’UN HİMAYESİNDE"
- Hangi gazeteler?
- Mesela bir büyük gazete, yıllar önce, Özal dönemindeydi. Diyor ki ‘Eğer Güneydoğu bizden ayrılsa ekonomik yönden çok zenginleşiriz, bize faydaları şunlar şunlar olur’ diye uzun uzun anlatmıştı. Bu ne demek, yıllar öncesinden hazırlığa başlamışlar. Amaçları şu; Doğu komünist Türkiye, Batı komünist Türkiye olarak Türkiye’yi ikiye ayırmak. Diyarbakır’ı başkent yapacaklar. Bu tarafta da ya İstanbul ya da İzmir’i düşünüyorlar. Ve bölücübaşına da dehşet saygıları var. Bir devlet başkanı gibi görüyorlar. Zaten bölücübaşı direk Ergenekon’un içinde. 10 gün devam edemezdi öyle olmasa. Masonluğun himayesinde olmasa PKK asla devam edemez. Yani dağın başında böyle bir sistem kurulamazdı, gitmezdi bu.
"DEVLET BİZİM ÖNÜMÜZÜ AÇSIN"
- PKK bilinçli olarak bitirilmedi yani…
- Evet. İstense PKK karşı kültürel propagandayla, anti Darwinist, anti Marksist propagandayla hemen bitirilir ve hemen netice alınır. Onun için biz devletimizden bunu rica ediyoruz. Bizim önümüz açılsın, yolumuz açılsın. Biz bu görevi yerine getirelim diyoruz.
"SAĞDUYU GALİP GELECEK"
- Türkiye’de son zamanlarda belirginleşen bir kutuplaşma var. Ergenekon’dan sonra bu çizgi daha da belirginleşti. Bu işin sonu sizce nereye gider?
- Bence olaya şefkatle bakmak lazım. Vatandaşlarımıza şefkat ve sevgiyle bakmak lazım. Hukuki süreç işler ancak sevgi ve merhameti hiçbir zaman kaldırmamak lazım. Ergenekon içindeki insanlar nihayetinde bizim insanlarımız. Bunların içinde kandırılmış olanlar olabilir. Yanıltılmış insanlar olabilir. Bunların eğitimi çok önemli. Tamam adli tedbirler caydırıcıdır ama fikri eğitim, anlatım çok daha önemli. Bu Türkiye hepimizin, bölünmeye ihtiyacımız yok. Böyle bir şey olacağını da zannetmiyorum zaten. Türkiye’de bir sağduyu vardır. Sağduyu daima galip gelir Türkiye’de. Türkiye öyle keskin bir bölünmeye hiçbir şekilde gitmez.
- Sizce Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?
- En önemli sorun sevgi. Sevgi olduktan sonra her şey hallolur.
- Sevgi var mı insanlarda?
- Biraz az. İnsanların yüzü çok donuk, asık. Kimse kimseye selam vermiyor.
"İNTERNET MEHDİ İÇİN OLUŞTURULMUŞ BİR SİSTEMDİR"
- Çalışmalarınız sırasında internete büyük önem verdiğiniz gözlemleniyor. İnternet sizin için neden bu kadar önemli?
- İnternet sistemi Hz. Mehdi’nin dünya hakimiyeti için ve Hz. İsa’nın ona yardımcı olarak dünya hakimiyeti için oluşturulmuş özel bir sistemdir. Bunu insanlar yakın bir zamanda görecekler. Birçok şey bunun için hazırlanmıştır. Yani dünya bunun için dizayn ediliyor. Her olayın kökeninde bunu görebilirsiniz. Bütün siyasi sistemlerin, tüm olayların tek bir merkeze doğru gittiğini göreceksiniz dikkatlice incelerseniz. Hepsinde İslam ahlakının dünyaya hakim olması için bir dizayn olduğu açıkça görülüyor.
- Muhayyilenizde nasıl bir Türkiye var?
- Çok modern, sokakta herkesin selamlaştığı, neşeli bir Türkiye. Tam demokrasisi olan, Alevi’siyle, Kürt’üyle, Sünni’siyle, Çerkez’iyle iç içe, kardeşçe ve sevinç içinde yaşadığımız bir Türkiye.
"BOP, BÜYÜK OSMANLI PROJESİNE DÖNÜŞECEK"
- Ortadoğu’da yaşanan karışıklığın temelinde ne yatıyor? İsrail’in ve ABD’nin bölgedeki hedefi sizce nedir? BOP gündemde son zamanlarda…
- Büyük Ortadoğu Projesi’ni Müslümanlar ‘Büyük Osmanlı Projesi’ne çevirecekler inşallah. Olay bu. Onlar ortaya bir kitlevi yapı meydana getiriyorlar. Bir hamur ya da alçı gibi. Bu sadece şekillendirilecek. Bir ihtimal şeytan ve taraftarları Hz. İsa’nın inişinin yakın olduğunu anladılar, Mehdi’nin çıkışının yakın olduğunu anladılar. Onun paniği içerisinde, onu durdurmak için o bölgede yoğun bir askeri yapılanma ve savunma hazırlığı içindeler.
"MEHDİ’YE KARŞI HAZIRLIK YAPIYORLAR"
- Bu yapılanma Mehdi ile savaşa hazırlık mı?
- Güya engellemeye yönelik. Meryem’in oğlu olan Mesih’in inişini ve Mehdi’nin çıkışını engellemek için masonik bir plan olarak ortaya kondu. Ama Mehdi’nin inişi ve İsa’nın gelişi için bilakis uygun ortam olarak kullanılacak bu yapı. Tam tersine kullanılacak.
- Türkiye’deki masonik yapılanmanın temelinde kimler ve ne var size göre? Bu nasıl bir yapılanma?
- Türkiye’deki masonik yapılanma İttihat ve Terakki’den daha önceye dayanıyor. Sultan Abdülhamit’e kadar gidiyor. Her devirde var. Çok çok eski. Zaten masonluğun tarihi Şeytani bir yapılanma olduğu için çok eskidir. İşin doğrusu Osmanlı pek baş edemedi bunlarla. Teknik bir önlem alamadılar. Bir tek rahmetli Atatürk’ün bir önlemi oldu, biliyorsunuz kapatmıştı mason localarını. Fakat şu an 5 bin kayıtlı 2 bin de gizli olmak üzere 7 bin mason var ve devletin kilit noktalarında bunlar şu an görev yapıyorlar. Türk masonluğunu aslında Amerikan, İngiliz masonluğu pek kale almaz. Ama kullanmak için değerlendirirler. Ama o kadar önem verdikleri bir yapıları yok.
"SİYONİZM 2 ÇEŞİT"